(Makale) Aylık Ücretin Maktu Belirlenmesi ve 31 Gün Olan Ayların Durumu

4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/1. Maddesi ücreti; ‘bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar’ olarak tanımlamaktadır. Ancak aylık ya da günlük düzenlenmesine dair herhangi bir ibareye yer verilmemiştir.

İşçinin ücretinin aylık maktu ücret üzerinden mi yoksa günlük ücret üzerinden mi belirleneceği tamamen taraf iradelerine bırakılmıştır. İşçinin ücretinin aylık ücret üzerinden belirlendiği durumlarda 30 çeken aylar ile 31 çeken aylar arasında farklılık olup olmayacağı kafa karışıklığına neden olmaktadır.

Bizim açımızdan burada aslolan iş sözleşmesinin nasıl düzenlendiği ve bordrolarda eksiksiz çalışılan aylardaki tahakkukların nasıl yapıldığıdır.

İş sözleşmesinde aylık maktu ücret olduğunun açıkça belirlendiği durumlarda bordrolarda da aylık maktu ücret üzerinden hesaplama yapılıyorsa işçi 31 gün olan aylarda 1 günlük fazla ücret alamaz, bu konuda talepte bulunamaz.

Yargıtay’ın konuyu incelediği kararlarda açık biçimde tespitler şu şekildedir;

“Somut uyuşmazlıkta davacıya ait iş yerinde iş müfettişlerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen teftiş raporunda işçilerin raporlu oldukları günlerin ücretlerinden kesilmesi ve primlerinin eksik yatırılması nedeniyle aylık maktu ücretle değil günlük ücret sistemine göre çalıştığı kabul edilen işçilere 31 gün çeken aylarda 30’ar günlük ücret tahakkuk ettirilip birer gün eksik ücret tahakkuk ettirilmesi nedeniyle bu aylarda birer günlük ücret ödenmesi tespitine yer verilmiştir.

Dosyaya ibraz olunan bordrolardan davacı işyerinde ücretlerin aylık ödendiği ve aylık miktarların maktu olduğu açıktır. Bu bakımdan işçilerin raporlu oldukları günlerin ücretlerinden kesilmesi veya primlerinin eksik yatırılması işçilerin günlük ücretle çalıştığını göstermeyeceği gibi 31 gün çeken aylar için bir gün eksik ücret ödendiği sonucuna da varılamaz. Bazı aylar 30, bazı aylar 31 ve bazı aylar da daha az günden oluşabilir. Buna göre dava konusu teftiş raporunun bu kısmının iptali gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2020/5304 Esas 2021/3856 Karar sayılı 15.02.2021 tarihli kararı

“Somut olayda Davacı işçi, 31 gün çeken aylarda kendisine 30 gün üzerinden ücret ödendiğini, buna göre bir günün eksik hesaplandığını, yani ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek istek gibi sonuca varılmıştır.

Dosyaya ibraz olunan bordrolardan davalı işyerinde ücretlerin aylık ödendiği ve aylık miktarların maktu olduğu açıktır. Bazı aylar 30, bazı aylar 31 ve bazı aylar da daha az günden oluşabilir. Bu bakımdan 31 gün çeken aylar için bir gün eksik ücret ödendiği sonucuna varılamaz. Nitekim Dairemizin 15.10.2001 tarih ve2001/14817 E – 2001/16050 K sayılı içtihadı da aynı mahiyettedir. Sonuç olarak, bu isteğin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2014/15883 Esas 2014/18548 Karar sayılı 09.06.2014 Tarihli kararı

Av. Emre Esmer